Ali Güler'in
elebaşılığındaki çetenin mağdur ettiği işadamları ve işletme sahipleri
ifade vermeye başladı. İşkadını Derya Uludağ da (35), nasıl haraca
bağlandığını anlattı. Uludağ, çetenin, Çığ Nakliyat adlı firmasındaki
TIR'lar için kurulan akaryakıt deposundan 3 bin litre mazot aldığını
söyledi. Genç kadın, kardeşi Rıza Uludağ'ı da tehdit eden Ali Güler ve
adamlarından şikayetçi oldu.
İskenderun'da geçen yıl 29 Haziran'da kaybolan işadamı İzzettin
Orhan'ın (49) kemiklerinin Ankara'nın Haymana ilçesinde bulunmasından
sonra soruşturma derinleştirildi. 6 ilde gerçekleştirilen operasyonda 43
kişi gözaltına alındı. Çete lideri Ali Güler ve diğer zanlılarla ilgili
52 ayrı suçtan soruşturma başlatıldı.
HER ŞEYİ ANLATTI
Çetenin mağdurları da, bir bir şikayetçi olmaya başladı. Bu isimler
arasında yer alan işkadını Derya Uludağ'ın yaşadıklarını şöyle anlattığı
öğrenildi:
"Nakliyat firmamın deposundaki akaryakıtın azalmasından kuşkulandım.
Bir gece garajda nöbet tuttum. Ali Güler'in adamları gelip mazot
istediler. 'Artık mazot yok size' dedim. Bunun üzerine Ali Güler'i
arayıp durumu bildirdiler. Cezaevinde olan babamın yakın arkadaşı Payas
Belediye Başkanı Bekir Altan'dan yardım istedim. Telefonuna şoförü Ercan
çıktı. Durumu anlattım. Kendisi hemen garaja geldi ve Ali Güler'i
aradı. 'Derya, adamlarının mazot alıp gittiklerini kaydetmiş ve bu
görüntüleri polise vereceğini söylüyor' dedi.
Bunun üzerine Ali Güler'in adamları bir daha garaja gelip mazot
almadı." İskenderun'da Tezcanlar Oto Galeri'den 30 bin lira taksitle 300
bin TL'ye TIR aldıklarını söyleyen Uludağ'ın ifadesini şöyle sürdürdüğü
belirtildi:
"Galeri bize borcumuzu 60 bin TL taksitler halinde ödememizi söyledi.
Çok sinirlendim. Durumu Ercan'a bildirdim. Ercan yine Güler'i alarak
yanıma geldi. Güler bana, 'Galeri sahiplerini tanıyorum, hallederim'
dedi. Daha sonra galeriye gittiğimde borcun arttığını gördüm. 'Öyle
uygun gördük, faiz işletildi' dediler. Güler ve adamlarından
şikayetçiyim." Bu arada çete tarafından kaçırılarak öldürülen işadamı
İzzettin Orhan'ın kemikleri ile oğlu Ahmet'ten alınan örnekler
karşılaştırıldı. Cesedin Orhan'a ait olduğu kesinleşti. Kemikler
incelenmek için İstanbul'a gönderildi.